TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI
KORUNMA KANUNU (1)
Kanun Numarası :4373
Kabul Tarihi :14/1/1943
Yayımlandığı R. Gazete :Tarih:21/1/1943 Sayı:5310
Yayımlandığı Düstur :Tertip: 3 Cilt: 24 Sayfa:198
Madde 1 - Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların
taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların
sınırları Nafıa Vekaletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin kararı ile
tesbit ve ilan edilir.
Madde 2 - Birinci madde hükümlerine göre tesbit ve ilan edilen sahaların
sınırları içinde suların akmasına engel olan bina, tesisler, fidan, ağaç, set,
savak gibi manialarla değirmen ve sulama arkları hakkında aşağıdaki hükümler
tatbik olunur:
a) Bina ve tesisler hakkında istimlak hükümlerine göre muamele yapılır. Bu
bina ve tesislerin arsaları ve bitişik arazileri sahiplerinin faydalanabilecek-
leri durumda ise, bunların kıymetleri istimlak bedelinden indirilir ve arsa
veya arazi sahiplerine terkedilir.
b) Fidan, ağaç ve asmalıklarla esaslı bent ve savaklar belediye sınırı
içinde ise belediye encümeninin, bu sınır dışında ise vilayet daimi encümeninin
seçeceği üç vukuf ehli tarafından kıymetleri takdir edilerek, bedelleri sahip-
lerine peşinen ödendikten sonra kaldırılır veya yıkılır. Bunların takdir olunan
kıymetleri için tebliğ tarihinden itibaren beş gün zarfında ilgililerce vilayet
idare heyetlerine itiraz edilebilir. Vilayet idare heyetlerinin nihayet bir ay
içinde karar vermeleri lazımdır. Bu kararlar icrayı durdurmaz. Ancak bu fıkra
hükmü dairesinde kaldırılacak veya yıkılacak olan fidan, ağaç ve asmalıklar-
la bent ve savakların kısmen veya tamamen başka yerlere nakli için sahiplerince
alakalı makamlara yazı ile vukubulacak müracaatlar üzerine lüzumlu ve mümkün
mühletler verilir. Bu hallerde takdir edilmiş olan bedellerden nakledilen kı-
sımlara isabet eden miktarlar indirilir. Kaldırılan fidan, ağaç ve asmalıkların
arazisi sahiplerince hiç bir surette kullanılmıyacak hale girmiş bulunursa,
bunlar da (a) fıkrası hükümlerine göre istimlak olunur.
-------------------------------
(1) Bu kanunun, 15/5/1959 tarih ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler
Dolayısı ile Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'a aykırı
hükümleri 51. maddesinin (a) bendi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
c) Yukarıki fıkralara göre takdir edilecek bedeller Nafıa Vekilliğince
ödenir. Ancak Devlet ve belediyeye ve hususi idarelerle köy hükmi şahıslarına
(veya Vakıflar İdaresine) ait olan bina, tesisler, fidan, ağaç ve asmalıklarla
diğer manialar için hiç bir tazminat verilmez. (1)
d) Adi bent ve setlerle çit dolma ve toprak birikintisi gibi manialar da
hiç bir tazminat verilmeksizin kaldırılır.
e) Baskın sahalarının dışındaki değirmenlere, sınai tesisleri veya ekim
sahalarına giden ve su baskın sahasından geçen ark ve kanallardan zararlı
olanların fenni icaplara uygun olarak düzeltilmeleri için sahiplerine kafi bir
mühlet verilir. Bu müddetin sonunda düzeltilmedikleri takdirde yukarıdaki
hükümler tatbik olunur.
Madde 3 - Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan
sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek
yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa
Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır.
Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve
suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat
veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa
Nafıa Müdürünün teklifi üzerine valinin karariyle yıktırılır veya kaldırılır
ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır.
Madde 4 - Daimi bakıma tabi olsun olmasın kenar ve setlerin taşkın sularla
yıkılma tehlikesine veya halkın su afetine maruz bulunduğunu görenler, bunu
derhal mahallin Su İşleri, Nafıa Müdür ve teşkilatına veya en yakın muhtarlara,
jandarma dairelerine veyahut mülkiye amirlerine haber vermeğe mecburdurlar.
Bu mecburiyet, suların kabarma ve taşması mevsimlerinde halka ilan edilir.
Madde 5 - Tehlikenin aşağı mıntakalara sırayeti ihtimali varsa keyfiyet o
mıntakalara da en seri vasıtalarla ihbar olunur.
Madde 6 - Taşkın sularla kenar ve setlerin yıkılma ve yarılma tehlikesine
maruz bulunması veya yakın arazinin su baskınına uğraması gibi hallerde,
hadisenin vukubulduğu mahallin en büyük mülkiye memurunun emriyle tehlike ile
karşılaşan köy ve kasabaların 18 yaşını bitirip 50 yaşını doldurmamış bulunan
erkekleri, ellerinde bulunan ve yıkıntıları düzeltmeğe yarayacak her türlü
alat, edevat ve malzeme ve vasıtalarla tehlike yerine yardıma koşmağa ve göste-
rilen işlerde çalışmağa mecburdurlar.
Köylünün temin edemiyeceği anlaşılan lüzumlu vasıtaları Nafıa Vekilliği
önceden kafi miktarlarda ve taşkın sahalarında bulundurur.
Tehlike ile karşılaşan veya tehlikeye uğrayan mahaller halkı ile bu afetin
önlenemiyeceği anlaşıldığı takdirde, tehlike mıntakası dışında kalan komşu köy
ve kasabalar halkı da birinci fıkra hükümleri dairesinde yardıma çağırılırlar.
Bunlar da gösterilen işlerde çalışmağa mecburdurlar.
Mülki idare mıntakası ayrı dahi olsa komşu köy ve kasaba halkı tehlikeye
maruz mahallin en büyük mülkiye memurunun bu yoldaki emirlerini yerine getir-
mekle mükelleftir. Şu kadar ki bu komşu köy ve kasabaların bağlı bulunduğu vi-
layet veya kazaya derhal malümat verilir ve yardım istenilir.
---------------------------
(1) Bu benddeki (veya vakıflar idaresine) şeklindeki ibare Anayasa Mahkeme-
si'nin 22/7/1970 tarih, E. 1969/35, K. 1969/70 sayılı kararı ile iptal
edilmiştir.
Yardıma giden komşu köy ve kasabalar halkı da ellerinde bulunan alat ve
malzeme ve vasıtaları, ameliyatı idare edenlerin emrine vermeğe mecburdurlar.
Vali ve kaymakamlarla nahiye müdürleri ve köy muhtarları ve civardaki
askeri ve jandarma, gümrük muhafaza ve orman koruma kıta komutanları mafevkle-
rinden emir beklemeksizin tehlike ile karşılaşan yerlere yardımcı göndermek ve
icabında bizzat tehlike yerine gitmekle mükelleftirler.
Madde 7 - Altıncı maddede yazılı mükelleflerin önceden köy ve belediyeler-
ce ikişer nüsha defterleri tanzim ve taşkın sahasının tabi olduğu vilayet
makamınca tasdik olunarak birer nüshası köy muhtarlarına, belediye reislerine
ve birer nüshası da mahallin en büyük mülkiye memuruna tevdi edilir. Lüzumu
halinde mükellefler bu defterler mucbince işe davet ve sevkolunurlar.
Madde 8 - Tehlike büyük ve geniş görünürse koruma işlerini idare eden amir,
gerek o mahalde ve gerek o civarda bulunan askeri ve mülki veya hususi, tahlis
işlerinde faydalı teşekkül ve vasıtalardan yardım istemeğe ve bu hususta kendi-
sine müracaat olunan her makam da derhal yardım etmeğe mecburdur.
Madde 9 - Yukarıki maddelerde yazılı koruma işlerinde çalışanların beraber-
lerinde getirdikleri veya ameliyatı idare edenlerin emrine verdikleri alat ve
edevat ve malzeme ve vasıtalardan kırılan veya kaybolanların bedelleri Hükümet-
çe sahiplerine ödenir.
Madde 10 - Taşkın tehlikesine maruz bulunan yerlere geleceklerin muayyen
tarifeli vasıtalarla hareket etmeleri takdirinde, nakliye ücretleri Hükümetçe
ödeneceği gibi müstacel hallerde salahiyetli memurların gösterecekleri lüzum
üzerine bunlar kamyon, araba gibi diğer vasıtalarla gönderilir. Bunların nakli-
ye ücretleri de Hükümetçe ödenir. Bu işlerde çalıştırılanlara bu mesailerine
mukabil ücret verilmez. Yalnız çalıştıkları müddetçe kendilerine parasız ekmek
ve katık temin edilir.
Madde 11 - Bu işlerde çalıştırılırken sakatlananların sakatlık derecelerine
göre kendilerine ve ölenlerin ailelerine polis ve jandarma efradı için tatbik
edilen esaslar dairesinde tazminat verilir. Yaralananlar veya sakatlananlar en
yakın hastanelere sevkedilir. Bütün hastaneler bu yaralı ve sakatları hemen
kabul ve tedaviye mecburdurlar. Devlet ve amme müessesesi hastanelerinde bunlar
parasız tedavi ettirilirler. Hususi hastanelerde yapılan tedavi bedelleri Hükü-
metçe ödenir.
Madde 12 - Taşkınlar için çekilen tel yazılarını ve telefon muhaberatını
posta, telgraf ve telefon merkezleri ve demiryol istasyonları parasız ve acele
olarak kabul etmeğe ve tel yazıyı alan memurlar da hemen mahalline göndermeğe
mecburdurlar.
Madde 13 - Mahalli Hükümetin veya Su İşleri veya Nafıa Müdürlüğü memurları-
nın sevk kağıtları üzerine taşkınları önlemeğe gidecek olanları Devlet Demir-
yolları istasyon memurları asker tarifesiyle ve mahsubu bilahara yapılmak üzere
hadise mahalline veya civarına indirmek şartiyle yolcu veya marşandiz katarları
ile göndermeğe mecburdurlar.
Madde 14 - Bu kanunun muhtelif maddelerinde yapılacağı ve ödeneceği tasrih
edilen masraflar Nafıa Vekaleti bütçesinden ödenir.
Madde 15 - 6 ncı maddeye göre taşkınları önlemek, yangın ve yıkıntıları
kapamak üzere salahiyetli memurlar tarafından hadise mahalline gitmeleri
emrolunanları, hastalık veya diğer makbul bir sebep olmadıkça iş başına cebren
sevketmeğe mahallin en büyük mülkiye memuru mezundur. Bu husustaki emirleri
zabıta kuvvetleri derhal ifaya mecburdurlar.
Davet anında köy ve kasabalarında bulunup da sıhhi vaziyetleri müsait
olduğu halde ve başkaca makbul bir sebep olmaksızın bu davete icabet etmiyen-
lerle gidip çalışmıyanlardan kaymakam veya valinin karariyle beş liradan on
liraya kadar hafif para cezası alınır. Bu kararlar katidir ve amme cezalarının
tahsili hakkındaki hükümlere tevfikan icra olunur.
6 ncı maddede yazılı memurlardan hadise mahalline yardımcı göndermiyenler-
le bu kanunun hükümlerini tatbikte ihmali görülenler hakkında Türk Ceza Kanunu-
nun 230 uncu maddesi hükümleri tatbik olunur.
Madde 16 - Bu kanunun hükümlerinin tatbikına ait esaslar alakalı vekalet-
lerce müştereken tesbit olunur.
Madde 17 - Bu kanun neşri tarihinden mer'idir.
Madde 18 - Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.